Pandemi' de Çalışan Kadın Olmak

Güncelleme tarihi: 13 Ara 2020


McKinsey’ nin geçtiğimiz haftalarda yayınladığı “Women in the Workplace 2020” araştırması pandemi sürecinin kadın çalışanlar üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor. Araştırma Amerika’da yapılmış olsa da Türküye’deki iş dünyası gerçekleri ile ne kadar örtüştüğünü görmek mümkün. Kadınlar ev, çocuk ve aile sorumlulukları arasında iş hayatında da var olabilmek ve ilerleyebilmek için her zamankinden daha çok zorlanıyor. Son on yılda ancak desteklerle var olmaya çalışan kadınların iş hayatında yeniden görünmez olma olasılığı var. Bu döneme uyumlanmak için firmalar ne yapmalı? Peki, evlerde adil ve dengeli düzen kurulmadan sorunu çözmek mümkün mü? İşyerleri kadına pozitif ayrımcılık yapsın diye bekleyecek miyiz yoksa hayatın her alanında ve özellikle evlerde sorumlulukları dengeli dağıtmayı başarabilecek miyiz?


Bu süreçte kadınlar 1,3 kat daha fazla işini yavaşlatmayı ya da tamamen bırakmayı düşünmüş. Bu oran çalışan annelerde 1/3. Yani her 3 anneden 1’i iş hayatından tamamen çekime noktasına gelmiş. Orta düzey yönetici kadınların %55’i, annelerin de %40’ı nasıl hissediyorsun sorusuna “tam anlamı ile tükendim” cevabını veriyor. Peki neden?

Kadınlar, tüm gün çalışmanın ardından (ya da arasında) saatlerce ev işi ve çocuk bakımı ile de ilgilenmek durumunda kalıyorlar. Özellikle 10 yaşın altında çocuğu olan kadınların %22’si günde fazladan 5 saat daha ev işleri ile ilgilendiğini söylüyor. En çok endişe duydukları şey ise bu tempodan dolayı iş yerindeki performanslarının negatif değerlendirilebileceği. Online toplantılarımızda evde çocuğu ile olmak durumunda kalan arkadaşlarımın çocuğu toplantıyı böldüğü, uzaktan seslendiği ya da annenin müdahale etmesi gereken bir durum oluştuğunda ne kadar mahcup olduğuna, binlerce kez özür dilediğine şahit oluyorum. Onu bu mahcubiyete iten değer yargılarından “yine bir çalışan anne olarak” ben utanıyorum. Ekrandan karşıya geçip sarılasım, gayretli ellerinden öpesim geliyor.

Endişenin bir nedeni de bütün dünya yıkılırken şirketlerin çalışanlarından beklentilerini “her şey normalmiş gibi” koruması. Yine Amerika’da şirketlerin 1/3’ünden azı hedeflerini revize etmiş. Bunların da sadece yarısı bu revizyonu çalışan hedeflerine de indirmiş. İlla performans rakamlarını aşağı çekmek değil; değişen dünyanın gereği bazı işlere öncelik vermek, bazılarını iş listelerinden çıkarmak, bazı yeni alanlara yatırım yaparken bazı işlerde de frene basmak şart. Bu uyumlanmayı görmeyen çalışanlar; kendi bireysel dünyalarındaki türlü çeşit dalgalanmaya rağmen stabil kalmaya ekstra gayret gösteriyorlar. Bu da “tükenmişlik” hissini daha da körüklüyor maalesef.

Masada tek olmak


Kadın okurlar için bunun ne anlama geldiğini çok da açıklamaya gerek yok sanırım:) İş hayatında, özellikle de belirli bir aşama kat ettiyseniz maalesef bulunduğunuz masalardaki tek kadın temsilci olmak durumunda kalabiliyorsunuz. Dolayısı ile diğerlerine içinde bulunduğunuz durumu anlatıp, onların anlayış göstermesini ve size alan yaratmalarını beklemek yerine onlardan geride durmamak ya da farklı gözükmemek için olandan daha fazla çaba sarf edip her şey normalmiş gibi gözükmeye çalışıyorsunuz. Bu durumun yıpratıcılık seviyesini anlatmak çok zor. Bu noktada sadece, masada tek olmamanızı dilerim.




Araştırma, kadın çalışanların şirketlerin her aşamasında dengeli bir şekilde bulunduğu kurumlarda karlılığın daha yüksek olduğunu; kadınların şirket kültürüne olumlu etkilerinin yadsınmaması gerektiğini söylüyor. Dolayısı ile bu süreçte kadın çalışanların halinden anlamak, buna uygun olarak beklentileri gözden geçirmek gerektiğini tavsiye ediyor.

Peki evdeki denge ve beklentileri kim gözden geçirsin?:) Bahsettiğimiz tükenmişlik temelde kadınların kurumsal hayat yanında, ev işi ve çocuk bakımı ile ilgili sorumlulukları tamamen üstlenmesinden kaynaklanıyor. Evde rolleri dengelemek, pandemi olsun olmasın kadının iş hayatındaki sürdürülebilir varlığının garantisi değil mi? Bu araştırma verileri US toplumuna dayansa da memlekette ve dünyanın bütün coğrafyalarından bu durum, kariyer sahibi olmaya çalışan kadınlar için “çözülmesi gereken” en temel sorun değil mi?


Dişi ile tırnağı ile tırmalaya tırmalaya iş hayatında yer edinmeye çalışan kadınların bu süreçte işten çıkarılması değil de kariyerini bırakmayı düşünecek kadar tükenmiş hissetmesi, toplumun her kesimindeki yetki/ akıl sahibi her bireyin düşünmesi gereken bir bulgu.Es geçmeyelim derim.


Araştırmanın tümü için: McKinsey Women in the Workplace 2020


#women #womenatwork #diversity #mckinsey #kadinolmak #kadın


129 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör